Umudunu yitirmemesi icin... - Fil Kolleksiyonum. - Blogcu



Fil Kolleksiyonum.

5/2/2006 - Umudunu yitirmemesi icin...

Aynı kalp rahatsızlığıyla aynı kaderi paylaşan iki yaşlı adam, bir
hastanede
aynı odayı da paylaşıyorlardı. Tek fark, biri cam kenarında, diğeri ise
duvar dibinde yatıyordu. Cam kenarındaki yaşlı adam her gün camdan
bakarak
arkadaşına dışarısını anlatırdı:

- "Bugün deniz sakin, yine de hafif rüzgar var sanırım. Çünkü uzaktaki
teknenin yelkenleri rüzgarla doluyor. Park bu sabah sakin... İki
salıncak
dolu, iki salıncak boş. Dünkü sevgililer yine geldi, aynı yere oturup
konuşmaya başladılar, elele tutuştular, ne kadar da yakışıyorlar
birbirlerine... Erguvan ağaçları ne kadar güzel açmış, her yer mor bir
renk
almış, erik ağaçları da beyaz çiçekleriyle onlara eşlik ediyor. Denizin
üzerindeki martılar bugünkü yemeklerini arıyorlar, ne güzel de
dalıyorlar
suya..."

Günler böyle geçip gidiyordu. Ta ki cam kenarındaki yaşlı adam kalp
krizi
geçirene kadar...

İşte o anda duvar kenarındaki adam düğmeye bassa kurtaracaktı
arkadaşını ama
şeytana uydu, bunca zamandır sadece dinleyebiliyordu, artık görebilirdi
de... İşte bunun için düğmeye basmadı ve hemşireyi çağırmadı. Aynı
kaderi
paylaştığı kişiyi ölüme gönderdi, ama o bunun haklı bir savunma
olduğunu
düşünüyordu.

Ertesi gün hastabakıcılar geldiğinde yaşlı adam :

- "Cam kenarına geçebilir miyim?" dedi. Hemen yatağının yerini
değiştirdiler, işte o günlerdir bakmak istediği manzarayı nihayet
görecekti.
Başını kaldırdı ve pencereden baktı. "Simsiyah bir duvar" vardı
karşısında.

Cam kenarındaki adam, arkadaşının Aynı kalp rahatsızlığıyla aynı kaderi paylaşan iki yaşlı adam, bir
hastanede
aynı odayı da paylaşıyorlardı. Tek fark, biri cam kenarında, diğeri ise
duvar dibinde yatıyordu. Cam kenarındaki yaşlı adam her gün camdan
bakarak
arkadaşına dışarısını anlatırdı:

- "Bugün deniz sakin, yine de hafif rüzgar var sanırım. Çünkü uzaktaki
teknenin yelkenleri rüzgarla doluyor. Park bu sabah sakin... İki
salıncak
dolu, iki salıncak boş. Dünkü sevgililer yine geldi, aynı yere oturup
konuşmaya başladılar, elele tutuştular, ne kadar da yakışıyorlar
birbirlerine... Erguvan ağaçları ne kadar güzel açmış, her yer mor bir
renk
almış, erik ağaçları da beyaz çiçekleriyle onlara eşlik ediyor. Denizin
üzerindeki martılar bugünkü yemeklerini arıyorlar, ne güzel de
dalıyorlar
suya..."

Günler böyle geçip gidiyordu. Ta ki cam kenarındaki yaşlı adam kalp
krizi
geçirene kadar...

İşte o anda duvar kenarındaki adam düğmeye bassa kurtaracaktı
arkadaşını ama
şeytana uydu, bunca zamandır sadece dinleyebiliyordu, artık görebilirdi
de... İşte bunun için düğmeye basmadı ve hemşireyi çağırmadı. Aynı
kaderi
paylaştığı kişiyi ölüme gönderdi, ama o bunun haklı bir savunma
olduğunu
düşünüyordu.

Ertesi gün hastabakıcılar geldiğinde yaşlı adam :

- "Cam kenarına geçebilir miyim?" dedi. Hemen yatağının yerini
değiştirdiler, işte o günlerdir bakmak istediği manzarayı nihayet
görecekti.
Başını kaldırdı ve pencereden baktı. "Simsiyah bir duvar" vardı
karşısında.

Cam kenarındaki adam, arkadaşının umudunu yitirmemesi için kendisine
hayaller kuruyormus meger.


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->
Bloglar AlemiBlogcu Toplist- Siteni Ekle

Hakkımda

Dünyanin cesitli ülkelerinde yasayan Filler, Benim cesitli ülkelerden satin aldigim hatira fil figürleri.
myspace

TV'de Bugün
BlogBul.Com! Ücretsiz Türkçe Blog Sayaç Blog Toplist
Spam Yok!

Arkadaşlarım

prens tenes
ikizler
caglar
cilveloy
sukranca
omasozturk
elki
ferbay
sibelce
kardanhasan
raciegi
nenoni
melan
akrep34
sinemcik
mustafaerkenekli
gelincik2
dungeon dungeon
ilhanm
benvesen
blogdoktoru
cocukca
kleopatra81
mehtapligeceler
qetes
woelfin
meyraca
esmerbuluta
yavuz999
firdevscik
hobibloglari
guvenavticaret
nancy1
woelfin Barış
rainbow7